Dikkat

Stres ve Sıkıntı Vücudu Çabuk Yaşlandırıyor!

Günümüz dünyasında yaşanan sıkıntıların ve stresin cilt sağlığını olumsuz etkilediği ve cildi çabuk yaşlandırdığı ortaya koyuldu.

Güzelliğinizin yıllara meydan okumasını istiyorsanız, stresten uzak durun. Çünkü uzmanlar, stresin yüzdeki kırışıklıkları arttırdığını söylüyor. Ancak siz aşağıdaki önerileri dikkate alarak kırışıklıkları engelleyebilirsiniz.

- Yarım saatinizi, sevdiğiniz şarkıları dinleyerek, geçirin. Bu sizi stresten biraz olsun uzaklaştıracaktır.

- Haftada bir gün sabahları yürüyüş yapın. Sıcaklar arttığında ikiye çıkarın.

- Gününüzün en azından yarım saatini, bahçenizle eğer yoksa çiçeklerinizle ilgilenerek geçirin. Eğer çiçeğiniz yoksa bir saksı edinin.

- Güzellik algılamayla ilgilidir, makyajla değil. Bütün güzelliklerin başlangıcı birini iyi tanımak ve bilmektir. Sadece size eğlenceli geliyor diye değil de vaziyeti kurtarmak adına ne makyaj yapabilirsiniz, ne giyinebilirsiniz ne de saçınızla uğraşabilirsiniz.

- En son ne zaman güldünüz? Çocuklar bütün bir gün güler. Eğer inanmıyorsanız bir çocuk parkına gidip durmayan gülüşmelere ve kıkırdamalara kendiniz şahit olabilirsiniz. Her nedense yaşımız ilerledikçe tam da ihtiyacımız varken oyun oynamayı unuttuk. Bu nedenle bol bol gülün.

Stres ve Sıkıntı Vücudu Çabuk Yaşlandırıyor!

Stres ve Sıkıntı Vücudu Çabuk Yaşlandırıyor!

Bakımsız olmaz

Ve tabii en önemlisi bakımınızı asla ihmal etmeyin. Strese giren kadının cildindeki yüze yakın deri hücrelerinin yok olduğunu belirten uzmanlar “Mutlaka doğal olan kırışık önleyiciler kullanılmalıdır” diyor.

Kaynak: http://www.sagliksiteniz.com/stres-cabuk-yaslandiriyor.html

Ayağınız Burkulursa Neler Yapmalısınız?

Ayağınız burkulduğunda hemen masaj yapmaya başlarsanız; yanlış yapıyorsunuz demektir…

Böyle bir durumda yapılacak ilk şey ayağın üstüne bakmamak…

Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Spor Hekimliği Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hakan Gür, burkulan ayak bileğine masaj sıcak uygulama ve ilgili eklemi çekiştirme tarzı uygulamaların yanlış olduğunu söyledi.

Ayak bileği burkulmalarının çok sık rastlanan bir sorun olduğunu kaydeden Prof. Dr. Gür, “Sıklıkla içe doğru olur ve ayak bileği dış ligamanları (anterior talofibular ligamanlar) değişik düzeyde hasar görür. Burkulmanın ciddiyeti ligamanların ne kadar hasar gördüğü ile ilişkilidir. Ağrı, şiş, renk değişikliği (kanama) en önemli bulgulardır. Tedavide ilk yapılacak şey üstüne basmamaktır. Ayak bileğini kontrol etmek için uzman olamayan kişilerin yapacağı zorlamalar olayın şiddetini büyütebilir. Soğuk uygulamak ve ayağı kalp seviyesinden yukarı kaldırmak şiş ve kanamayı azaltacaktır.” dedi.

Ayak bileği burkulmalarında kompresyon bandajının dolaşımı azaltarak olası kanamanın şiddetini azaltacağını belirten Prof. Dr. Hakan Gür, doktor önerisi doğrultusunda antienflamatuar ilaçların alınabileceğini kaydetti. 24-28 saat soğuk uygulamaya (10-15 dak, 3 set, 2- 3 saat ara ile) devam edilmesi gerektiğini dile getiren Gür şöyle devam etti: “En kısa zamanda en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalı, burkulmanın verdiği hasar tespit edilmelidir. Eğer kırık var ise alçı atel gerekir. Olayın ciddiyetine göre 5- 10 gün sonra fizik tedaviye başlanabilir. Kesinlikle akut dönemde masaj ve sıcak uygulaması yapmayınız. Doktorunuzun önerisi doğrultusunda uygun zamanda sıcak uygulanabilir. Kesinlikle yaralanmış bölgeye masaj, sıcak uygulama ve ilgili eklemi çekiştirme tarzı uygulamalardan kaçının. Burkulmayı takiben ağrı, şiş gibi şikayetlerden kurtulmak ve tekrar burkulma riskini azaltmak için ayak bileğinin rehabilite edilmesi gerekir. Birkaç aylık süreci alabilecek olan bu dönemde ayak bileğinin kuvvet ve duyusal (propriyosepsiyon) özelliklerinin kazandırılması gerekir.”

Habertürk

Batı Nilin Tedavisi Var mı?

Batı nilden korunmanın yollarını biliyorsak ama yinede koruyamadıysak kendimizi ve bize bulaştıysa, tedavi olabilecek miyiz?

Batı Nil’den korunmanın yolları…

Batı Nil Virüsü’nün insanları, kuşları, atları ve sivrisinekleri enfekte eden yani onlara bulaşıp hastalık oluşturan bir virüs olduğunu belirten Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Salih Türkoğlu, virüs enfeksiyonunun en çok Afrika, Batı Asya ve Orta Doğu’da görüldüğünü ve son yıllarda ABD’de ve komşularımızdan, Bulgaristan, Irak, Gürcistan gibi ülkelerde de görüldüğünü ifade etti.

Batı Nil Virüsü’nün nasıl bulaştığı hakkında bilgiler veren Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Salih Türkoğlu; “Batı Nil virüsü en sık sivrisineklerle bulaşır. Sivrisinekler, virüsü taşıyan kuşu ısırınca enfekte olurlar. İnsanlar da bu ‘enfekte’ sivrisinekler onları ısırınca virüsü alırlar. Bu, mevsimsel olarak, sıcak olan bahar-yaz ve erken sonbahar aylarında gerçekleşir” dedi.

Prof. Dr. Salih Türkoğlu; “Enfekte kişilerin çoğunda belirti olmaz. Belirti olanlarda da, ‘Batı Nil Ateşi’ hastalığı belirtileri olur. Bunlar; deride kızarıklık, ateş, baş ağrısı, bulantı, kusma, ishal, sırt ve kaslarda yaygın ağrı gibi belirtilerdir” dedi.

Belirtilerin, kişinin sinek ile ısırıldıktan sonraki 3 ile 14 gün sonra başladığını ve 3 ile 6 gün sürdüğünü ifade eden Prof. Dr. Salih Türkoğlu, ciddi şekilde hastalanabilen bazı kişilerde ise ani çıkan yüksek ateş, ciddi baş ağrısı, ense sertliği, bilinç bulanıklığı, ellerde titremeler ve kaslarda seğirmeler, havale, koma, kaslarda zayıflama ya da kısmi felç gibi belirtilerin yaşanabileceğini söyledi. Prof. Dr. Türkoğlu, bu belirtilerin haftalarca sürebileceğini, nadir durumlarda “ensefalit” ya da “menenjit” denen tabloların oluştuğunu ve bunların beyinde kalıcı hasarlara yol açabileceğini de sözlerine ekledi.

Batı Nil Virüsü enfeksiyonunun tedavisi konusunda; “Özgül bir tedavisi yoktur. Hafif belirti gösteren hastalar birkaç gün içerisinde tedavisiz iyileşirler. Daha ağır hastalananlara hastanede damar içi sıvı tedavisi desteği gerekebilir” diyen Prof. Dr. Türkoğlu, enfeksiyondan korunmanın en iyi yolunun çevreden sivrisineklerin yok edilmesi olduğunu belirtti.

Prof. Dr. Türkoğlu, kişisel olarak alınabilecek önlemleri de şu şekilde sıraladı.

• Sivrisineklerin beslenebileceği, kuşların da kullandığı her türlü “durgun” sudan uzak durmaya çalışın. (çiçeklerin tutulduğu sular, havuzlaşmış sular, eski araba lastikleri; bunlar sivrisineklerin beslenebildiği/barınabildiği yerlerdir)

• Sineklikleri gözden geçirilerek sağlamlaştırın.

• Gün doğumu ve batımı saatleri ve akşam hava karardıktan hemen sonraki saatlerde kapalı alanlarda kalınmalı bu saatlerde dışarı çıkıldığında olabildiğince kapalı giysiler giyilmeli.

• Dışarıda sinek kovucular kullanılmalı.

Habertürk

Kızlar Evlenmeden Önce Ne Yapmalı

Evlenmeden önce yapılması gereken çok şey var, işte bunlardan en önemlileri, mutlaka yapmalıyım dediklerinizi yapmadan evlenmeyin…

Epilayosyondan hamam sefasına, gardırop temizliğinden kız kıza çılgın bir tatile; evlenmeden yapılacak öyle çok iş var ki!

Evlilik hazırlıkları sadece düğün mekanı seçmek, davetiye bastırmak, yeni ev ve eşya seçmekten ibaret değil. Müsatakbel eşinizle birlikte yeni bir hayata başlamadan önce gerek onunla gerekse de kendi başınıza halletmeniz gereken öyle çok iş var ki…

“İş” dediğimize bakmayın, bazı “iş”ler fazlasıyla eğlenceli ve çılgın! Pudra.com, evlilik öncesi, hazırlıklarına bakıyor. Şimdi hep birlikte listeden kontrol edelim, neler yapmalıyız evlenmeden önce?

Epilasyon

Bu iş biraz zaman alıcı. Dolayısıyla düğüne az zaman kala değil, aylar öncesinden başlamış olmanız gerekiyor epilasyon seanslarına. Düğününüz yazın olacaksa kışın epilasyona başlamak akıllıca. Zira epilasyon gören ten, güneşi pek sevmiyor.

Epilasyon için gideceğiniz mekanı iyi araştırın. Hemen her epilasyon merkezi farklı makine kullanıyor. Genelde ucuza epilasyon yapan yerler, kötü kalite ve eski teknoloji makine kullanıyor. Dolayısıyla epilasyon seanslarınızın uzaması ve verimsiz geçmesi söz konusu. Siz iyisi mi ucuz etin yahnisine pek pirim vermeyin!

Kilo verme

Off! Hiç kurtulamadığınız bir dert, değil mi? Ama düğün öncesi daha da büyük bir dert şu fazla kilolar. Gelinliğin içinde mükemmel görünmenin yolu, fazla kilolarkan kurtulmakta. O halde düğüne en az üç ay kala sıkı bir diyete başlamak en iyisi. Aynı zamanda egzersiz yapmak da gerekiyor tabii. Pilates gibi kasları geliştiren bir sporu tercih edin.

Dans kursu

Düğününüzde harika bir vals veya tango gözterisi yaptığınızı bir düşünün! Eğer bu fikir hoşunuza gittiyse, müstakbel eşinizi, birlikte bir dans kursuna gitmek için ikna etmenin zamanı! Erkekler genelde bu konuda mırın kırın ederler. Öyle ya, dans kurslarına da bakarsanız, kadın katılımcı sayısı her zaman erkeklerinkinden fazladır. İkna faaliyetlerinde başarılı olursanız zaman kaybetmeden bir kursa yazılın. Zira öğrenme sürecinin ne kadar zamanınızı alacağını kestirmek güç. Ne kadar erken başlarsanız o kadar iyi!

Kız kıza çılgın bir tatil

Evlendikten sonraki hayatınızda eşinizle çıkacağınız tatillerden önce son kez kızlarla bir çılgınlık yapmalısınız. En yakın arkadaşlarınızı yanınıza alın ve Ege ya da güney şehirlerinde bir hafta doyasıya eğleneceğiniz bir tatil geçirin. Bu tatil boyunca çılgınlıkta sınır yok! Yiyin, için, dans edin, bir otobüse binip yolun sizi götürdüğü yere gidin…

Sağlık kontrolü ve testler

Bu, evlilik hazırlığının en ciddi meselelerinden. Türk Medeni Kanunu’nun 136. maddesine göre, çiftler evlenmeden önce “Evliliğe engel bir durum olmadığını gösteren belge” almak zorundalar. Bu testler arasında kan uyuşmazlığı için bilgi veren kan grupları testi, tam kan sayımı ve Hepatit B, Hepatit C, AIDS testi gibi enfeksiyon hastalıkları testleri bulunuyor.

Gardırop temizliği

Yeni hayatınızı ve tabii ki yeni evinizi kurarken annenizin evinde kalan eşyalarınızdan neleri alıp neleri almayacağınıza karar vermek için bir gününüzü gardırop temizliğine ayırın.

Giydiklerinizi ve giymediklerinizi tespit edip, giymediklerinizi ihtiyacı olanlara vermek üzere bir kenara koyun. Yanınızda götüreceklerinizi renklerine, türlerine ve mevsimlerine göre gruplandırıp valizlere yerleştirin. Sonra eğer mümkünse yeni evinize taşıyıp kendi zevkinize göre yeni gardırobunuzu yerleştirin.

Cilt bakımı

Düğünde harika görünmelisiniz! Cildiniz ışıl ışıl parlamalı! Bunun için düğün önce mutlaka bir cilt bakımından geçmelisiniz.

Hamam sefası

Hamam sefası yapmadan düğün olmaz! Hem artık çoğu gelin kına gecelerini ya da bekarlığa veda partilerini otellerin hamamlarında organize ediyor. Hamamda hem cildiniz temizlensin hem de vur patlasın çal oynasın, felekten bir gün geçirin.

Balayı rezervasyonu

Elbette balayına eşinizle birlikte gideceksiniz, ama unutmayın bu tarz işleri erkeklere bırakmak pek akıllıca değil. Erteleye erteleye çok istediğiniz yer için daha uygun fiyatlı rezervasyon seçeneklerini kaçırmanız olası.

İstediğiniz gibi bir balayı geçirmek için bu işe siz el atın. Tabii eşinize danışarak… Ona sunmak için balayı mekanı seçenekleri hazırlayın, ama en çok istediklerinizi de listede işaretleyin. Son kararı siz verin ve rezervasyonu gerçekleştirin.

Bekarlığa veda partisi

Artık kına gecesi geleneği bekarlığa veda partisine dönüştü gibi. Ya da ikisinin karışımı yapılır oldu. Bunun için kendinize bir parti konsepti seçmelisiniz önce. Konsepte göre de mekan… Evde pijama partisi, barda karaoke partisi, meyhane gecesi… Artık bekarlığa veda partileri için çalışan organizatörler geceye özel kostümler, duvaklar, tişörtler, şekerlemeler hazırlıyorlar.

Habertürk

İnsanlar Neden İntihar Ediyor

Günümüzün en sık yaşanan olaylarından bir tanesi, intihar… Kişiler en çok neden intihar ediyorlar?

İntihar edecek kişilerin yüzde 80′i bunu belli ediyor…

Osmaniye Devlet Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Maksut Tor, intihar etmek isteyenlerin yüzde 80′inin öncesinde bunu çevresine veya ailesine belli ettiğini söyledi.

Sağlık İl Müdürlüğü’nün düzenlediği ‘İntiharların Önlenmesi’ konulu seminerde konuşan Tor, öğretmenler ile ailelere intiharın önlenmesi konusunda büyük görevlerin düştüğünü, intihara teşebbüs eden insanların iç ve dış sebeplerden çok etkilendiğine dikkat çekti.

İntihar vakalarının en çok görüldüğü yaş gruplarının 14-24 olduğunu anımsatan Tor, bu yaşlarda aile ve okul çevresinde istediği ilgi ve alakayı göremeyen çocukların kurtuluşu yalnızlıkta, sigara ve uyuşturucuda gördüğünü, bununda ileri süreçlerde karşımıza intihar olaylarını çıkardığını anlattı.

Belirli sıkıntılar yaşananların bunu etrafına anlatarak ‘bana destek olun, beni dinleyin, beni koruyun, bana yardımcı olun’ demek istediğini ifade eden Tor, “Aslında ‘kendime, aileme, çevreme zarar vereceğim’ mesajı verirler. Bu desteği göremedikleri zaman psikolojik olarak etkilenirler, kendilerini yalnızlığa iterek sonucunda intiharı seçerler. Özellikle gençlerdeki intihar vakalarında onlar yaşadıkları sorunlar karşısında ‘öleyim de kurtulayım’ gibi düşüncelere kapılabiliyorlar. İntiharı kafasından geçiren kimselerin yüzde 80′i bunu çevresine bir şekilde belli etmektedirler.” şeklinde konuştu.
Dr Maksut Tor, bir toplumsal sorun haline gelen intihar olaylarının önlenmesinde anne babalara, öğretmenlere ve çevreye büyük görevler düştüğünü sözlerine ekledi.

Habertürk