Hormonla ilgili bir rahatsızlık olan ve sözcük anlamı gözenekli kemik olan osteoporoz, genellikle menopoz sonrası kadınlarının bütün iskeletini etkiler. Kemik incelmesi çatlama riskinin artmasına neden olur. (Osteoporoz genellikle bir çatlama olduktan soma tanılanır). Rahatsızlık yavaş yavaş gelişir.
Bütün insanların iskeleti kıkırdak olarak başlar ve hamileliğin hemen ardından gebe kadının aldığı besinler tarafından sağlanan kalsiyum ile güçlenmeye başlar. Bu sürekli işlemde kemikler ve (cenin) büyüdükçe, daha fazla kıkırdak oluşur. Kemikler de diğer canlı dokular gibi yaşam boyunca parçalanır ve yenilenirler. Kadınlarda bu etkinlik, östrojen ve progesteron hormonu tarafından etkilenir. Kemiklerin güçlenmesi sağlıklı bir yaşam biçimi, kalsiyum ve D vitamini (kalsiyumun emilmesine yardımcı olur) yönünden zengin çok çeşidi besinler ve kemik büyümesini artıran düzenli ağırlık kaldırma egzersizleriyle genç erişkinlik döneminde gerçekleşir.
Kemikler 20 ile 30 yaşları arasında kütlelerinin zirvesine ulaşırlar ve kemik kütlenizin
düzeyi hormonlarınızın etkinliğine, sağlık durumunuza, genlerinize ve alkol ya da sigara kullanıp kullanmadığınıza bağlıdır. Osteoporoz görülen birçok kadın, genellikle östrojen ve kalsiyum eksikliğine bağlı olarak, hiçbir zaman en yüksek kütle düzeyine ulaşamaz. Önemli bir mineral olan kalsiyum ayrıca kalp, sinirler ve kaslar tarafından da kullanılır. Bu önemli organlarda eksilen kalsiyum, kemikler tarafından kan dolaşımına bırakılır ve dolayısıyla bu, kemik büyüme sürecini etkiler.
Yaklaşık 35 yaşından soma kemik minerali iskeletten kaybolmaya başlar ve bu yaşlanmanın doğal bir parçasıdır. En büyük kayıp menopozdan sonraki ilk yılda gerçekleşir. Daha sonra kemik kütlesi kaybı yılda yüzde beşe kadar çıkabilir ve alt kol kemiklerinin uçlarıyla uyluk kemiklerinin kalça tarafındaki uçlarının ve omurga omurlarının sert dış katmanından çok peteksi iç katmanın incelmesine neden olur. Bu kemikler kırılganlaşır, çatlakların iyileşmesi normalden uzun sürebilir ve sakatlık ya da ölümle sonuçlanabilecek enfeksiyon ve biçim bozukluğu riskleri artar. Kalça kemiği kırılan kadınların yaklaşık yüzde 20′sinin bu rahatsızlığın sonuçlarına bağlı olarak öldüğü ve kurtulanların yarısının sakat kaldığı hesaplanmaktadır.
Osteoporozla birlikte, kemik yoğunluğunun azalması ve taşıdıkları ağırlık sonucu omurga omurlarının yavaş yavaş çökmesi, boyun küçülmesine, öne eğilmeye ve üst omurgada kamburlaşmaya neden olur. Tıp dilinde torakik kifoz denen bir durum ortaya çıkar.