Dikkat

Cilt Sağlığı

Hassas Ciltler ve Özellikleri

Hassas Ciltler ve Özellikleri

Hassas ciltler, genellikle kadınlarda bulunur. Ruh sağlığınıza ve cilt sağlığınıza dikkat edin. Erkek bireylerin ciltleri kadın bireylerin ciltlerine oranla daha kuru ve sağlam yapıdadır. Yıpranma daha az gerçekleşir. Kadınlarda ise hassas ciltler vardır. Hassas ciltlerin bakımlarında da hassas olunmalıdır. Zira hassas ciltler, çok çabuk tahriş olur, tahrifata uğrarlar. Cilt hastalıklarına çabuk yakalanır ve kolay kirlenirler. Hassas ciltlerde, sivilce ve akne oluşumu gibi rahatsızlıklarda oldukça büyük sıkıntı yaşanmaktadır. Bu yüzden cilt yapısı hassas olan insanların sık sık ciltleri ile ilgilenmeleri ve bakım yapmaları şarttır. Hassas cilt bakımı ile ilgili kadınların dikkat etmesi gereken hususlardan biri de; bakım yaparken cildin hassaslığı dolayısı ile dikkat edilmesi gerekmektedir.  Bilinmeyen kimyasalların genel itibarı ile kullanılmaması hassas ciltler için faydalı olacaktır.

Ruh Sağlığı ve Cilt

Bağışıklık Sistemimiz (derimiz, bademcikler, kemik iliği, lenf bezleri, karaciğer, bağırsaklar, apandisit, dalak) bir bütün olan vücudumuzu kanser hücreleri, mikroplar ve daha birçok olası zararlı maddelere karşı korur. Protein yapısındaki ANTİJEN denilen büyük moleküllü maddeler hücrelerin, virüslerin, bakterilerin, mantarların, zehirli ve kimyasal maddelerin, ilaçların yüzeyinde bulunurlar. Vücudumuzun doğal bağışıklık sistemi ANTİJENLİ maddeleri tanır ve yok eder. Bireyin kendi vücudundaki hücrelerinde, bu ANTİJENLER doğal olarak varsa, o bireyin bağışıklık sistemi bu ANTİJENLERİ normal, kendindenmiş gibi kabul eder ve tepki vermez.

Çoğu insan kendi vücudunun kusursuz çalışma kapasitesine sahip olduğunu zanneder. Bu durumun da bir sınırı vardır tabii ki. Vücudumuza kapasitesini devam ettirmek ve yenilemek için dinlenme zamanı vermez isek yani bakım, onarım çalışmaları yapmaz isek iflas bayrağını çekebilir!

İflas bayrağını çeken vücudun sahibi bireyler mutsuzdur.

Mutluluk nedir peki?
Mutluluk ,beden ve ruhumuzun dengeli uyumlu birlikteliğidir. Beden ve ruhun uyumlu birlikteliği, insanların her çeşit ve her yönlü ilişkilerinde aradıkları uyumdur aslında…

Mutsuzluk, sanki ruhsal sistemin çöküşü gibi kavranırken aslen bedenimizin bağışıklık sistemi üzerinde direkt olarak olumsuz etkilere yol açmaktadır. Bağışıklık sistemimiz insan bedeninin uyku ve dinlenme durumundaki görevleri kontrol eden PARASEMPATİK SİSTEM altında daha iyi görevini yerine getirir. Fakat ruhumuzdaki dengeleri oynatan STRES, PARASEMPATİK sistemi baskılar, etkisini azaltır. STRES ile böbrek üstü bezleri daha fazla hormon salgılar (KORTİZOL). Bu kimyasal dengesizlikler, beyaz kan hücrelerini üretimini engeller. Bu durum da bağışıklık sistemimizin çalışmasını engelleyerek vücudumuzu hastalılara karşı savunmasız bırakır.

Hastalıkların ortaya çıkışının sadece genetik kaderimize bağlamanın yanlışlığını sanırım şu anda daha iyi kavrayabiliyorsunuz.

Bağışıklık sistemimizin en önemli ve en büyük organı olan DERİMİZin sağlığı iç dünyamızdaki seçimlerimizle doğal bir bağlantı içinde olduğuna göre DERİMİZİN hastalıklarının oluşmasından önce her türlü bakım tedbirlerimizi almamız gerekmektedir. Nihayetinde sorunlarımız baş gösteriyorsa, doğal bağışıklık sistemimizin bir parçası olan derimizi sadece ve sadece doğal uzmanımız CİLT DOKTORUMUZa emanet etmemiz gerektiğini unutmamalıyız.

Kaynak: