Dikkat

Ocak, 2009:

Amniyon Kesesi

Rahim içinde büyüyen çocuğun etrafında plasenta zarlarının meydana getirdiği bir kese vardır. Amnios kesesi denen bu boşluğu dolduran, renksiz, hafif bulanık sıvıya ise amnios suyu (liquor amnii) denir. Plasentanın zarlarından biri olan amnios zarının salgısı olarak meydana gelir ve normalde 500-100 cc. kadardır. Daha artmış olduğu durumlarda hidramniostan söz edilir. Gebeliğin son aylarında çocuk cildinden gelen epitel hücreleri kıllar ve yağlar içerdiğinden görünümü bulanıktır; Yeşil renk alması çocuğun mekonyum denilen kakasının karışmasından dolayı meydana gelebilir ki, başla gelişlerde çocuk kordonun sıkışmasının bir işareti olarak kabul edilir. Çocuğun ters gelişlerinde, özellikle makatla gelişlerde mekonyum görünmesi normal sayılabilir. Ayrıca günü geldiği halde doğurmayan yani zamanaşımı durumunda olan gebelerde amnics suyunun rengi bu bakımdan kontrol edilir. Amnioskopi denilen bir yöntemle vaginadan su kesesi ve içindeki sıvı gözlenir. Bazen çocuğun anne karnında öldüğü yani vakanın mort de fetus olduğu amnion suyunun kirli kahverengi bir görünüm alması ile saptanır. Doğum esnasında su kesesi denen zarın yırtılması ile amnios suyu dışarı akar. Halk dilinde gebenin suyunun gelmesi şeklinde bilinen bu olay doğumun başlamasının bir işareti olarak kabul edilir.

Reflü Nedir ?

reflüReflünün sözcük manası geriye kaçış demektir. Gastroözofageal reflüde; mideden yemek borusuna kaçış olur. Çocuklarda da çoklukla karşılaşılan bir problemdir ve biz burada daha çok yetişkin hastalarla yönelik bilgiler vereceğiz.

Reflü hastalığı, Batı Avrupa ve Amerika Birleşik Devletlerinde çağın en fazla görülen hastalığı olarak kabul edilmekte ve Türkiye’deki bilinme düzeyi maalesef oldukça düşüktür. Yapılan bir araştırmaya göre “reflü” sözcüğünü duyulma oranının % 0.3 olduğu anlaşılmıştır. Hastalık görülme sıklığıysa Türkiyede de diğer ülkelere eşit olarak yetişkinler arasında %20 oranındadır; diğer bir deyişle her beş yetişkinden birisinde reflü hastalığı mevcuttur.

Özellikle son senelerde radyo, televizyon ve gazetelerin yoğun ilgisi sonucu bu hastalık biraz daha fazla duyulmaya başlandı. Her yeni duyulan hastalığın 3 zamanlı bir akışı vardır; önceleri bunu kimse bilmez. Aradan zaman geçtikçe hastalık ismi yayılmaya başlar ve yaygınlığı ile doğru orantılı olarak doğru – yanlış teşhisler de artar. En sonunda ülkemize ait bilimsel verilerin de ortaya koyulmasıyla gerçek sıklık, tanı ve tedavi yaklaşımları yerleşir. (daha fazla…)

Anne Sütüne Geçen İlaçlar

Yeni doğan ve gelişme dönemindeki ço­cuğa kötü etkileri olabileceğinden süte geçen ilaçların bilinmesi faydalıdır. Anne sütüyle bebeğe geçen ilaçlar arasında uyku ilaçlarını (barbituratları), antihistaminikeri, antibiyotikleri (eritromisin), izoniazid (INH), amfetamini, sinir ilaçlarını (Diazepam), sara ilaçlarını (Difenilhidantoin), anestezik maddeleri (Pentothal) sayabiliriz. Kan plazmasına geçen maddeler özellik­lerine göre süte de geçerler. Meselâ suda eriyen maddelerden alkol, üre antipirin süte çok kolay geçerler. Diüretik ve sulfonamidlerin süte daha az miktarda geç­tikleri gösterilmiştir, süt veren anneye bazı ilaçların (Kloramfenikol, bromürler, Metronidazol, antimetobolitler, karbimazoiyodürler, propiltiouracil, atropin, ergo bileşikleri, kimdin, reserpin hidroklorotiazid, civalı diüretikier, difenoksilat, simetidin, kortikosteroidler, amfetaminler, meprobamat, tolbutamid vb.) verilmesi doğru de­ğildir.

porno turk porno porno porn sex sendesik hazirsinema