tehlikeli-makyaj-malzemeleri-51814df44e84e

Tehlikeli makyaj malzemeleri

Kadınlar her gün güzelleşmek için kullandıkları malzemelerden 515 çeşit kimyasal maddeye maruz kalıyor. Peki hangi makyaj malzemelerinin ne gibi tehlikeleri olduğunu biliyor musunuz?

Ruj, oje, parfüm, deodorant, vücut losyonu, saç spreyi, fondöten… Bu malzemeler birçokları için günlük hayatın bir parçası olsa da açısından büyük bir riski de beraberinde getiriyor.

Deodorant üreticisi Bionsen tarafından yapılan araştırmaya göre, bu kozmetik ürünleri kullanan bir kadının vücudu her gün 515 kimyasal maddeye maruz kalıyor. Bu kimyasal maddeler alerjiden, hormon bozukluğuna, doğurganlık sorunlarından kansere kadar birçok rahatsızlığa neden olabiliyor.

ŞAMPUAN
İçerdiği kimyasal madde sayısı: 15

En tehlikelileri: Sodyum lauril sülfat, tetrasodyum, propilen glikol

Yan etkileri: Tahriş, kaşıntı..

FAR
İçerdiği kimyasal madde sayısı: 26

En tehlikelileri: Polietilen tereftalat

Olası yan etkileri: Kanser, kısırlık, hormonal bozukluk, organlarda tahribat.

RUJ
İçerdiği kimyasal madde sayısı: 33

En tehlikelisi: Polimetilmetakrilat

Olası yan etkileri: Alerji, kanser.

OJE
İçerdiği kimyasal madde sayısı: 31

En tehlikelileri: Ftalat

Olası yan etkileri: Doğuranlığı azaltabilir, hamilelikte bebek gelişimini etkileyebilir.

PARFÜM
İçerdiği kimyasal madde sayısı: 250

En tehlikelileri: Benzaldehit

Olası yan etkileri: Ağız, boğaz ve gözlerde tahriş, mide bulantısı, böbrek sorunları.

BRONZLAŞTIRICI KREM
İçerdiği kimyasal madde sayısı: 22

En tehlikelileri: Etil-metil paraben, propil paraben

Olası yan etkileri: Kurdeşen, tahriş, hormonal bozukluk.

SAÇ SPREYİ
İçerdiği kimyasal madde sayısı: 11

En tehlikelileri: Oktinoksat, isophthalate

Olası yan etkileri: Alerji, gözler, burunda tahriş, hücre yapısında bozulma.

ALLIK
İçerdiği kimyasal madde sayısı: 16

En tehlikelileri: Etil paraben, metil paraben, propil paraben

Olası yan etkileri: Kurdeşen, tahriş, hormonal bozukluk.

FONDÖTEN
İçerdiği kimyasal madde sayısı: 24

En tehlikelileri: Polimetil metakrilat

Olası yan etkileri: Alerji, kanser.

DEODORANT
İçerdiği kimyasal madde sayısı: 15

En tehlikelileri: İzopropil, myristat,

Olası yan etkileri: Ciltte ve akciğerlerde tahriş, baş ağrısı, solunum problemleri.

VÜCUT LOSYONU
İçerdiği kimyasal madde sayısı: 32

En tehlikelileri: Etil paraben, metil paraben, propil paraben, polietilen glikol

Olası yan etkileri: Kurdeşen, tahriş, hormonal bozukluk.

pembe-maske-ile-guzellesin-51814dbf9fa0a

Pembe maske ile güzelleşin

Son günlerde, özellikle ünlüler porselen gibi görünen ciltlerini bu maskeye borçlular.

Son günlerde güzellik merkezlerinde en çok konuşulan uygulamalarının olduğunu belirten Kozmetisyen Nesrin Sürer, ünlüler dünyasında da oldukça popüler olan pembe maskenin yararlarını ve uygulama alanlarını anlattı…

Pembe maskeyle ünlüleri hem gençleştirip hem de güzelleştiren Enes Bio Estetik Center’ın sahiplerinden Kozmetisyen Nesrin Sürer, “Özge Özberk’in cilt sorununu da, Tuba Büyüküstün’ün düşük kalçası ve basen problemini de pembe maske düzelttik.” diyor.

İşte Kozmetisyen Nesrin Sürer’in pembe maske hakkında merak edilen sorulara verdiği cevaplar…

- Ne zamandan beri pembe maske yapıyorsunuz?

1987 yılından beri pembe maske yapıyoruz. Tahsilimizi Avrupa’da yaptık. Okul bittikten sonra da uzman olarak çalıştık. Önce Erenköy’de merkez açtık ardından geçen yıl Nişantaşı’na taşındık. Burada doğal maddelerle uygulama yapıyoruz.

Pembe maskenin yan etkisi yok!

- Pembe maskenin içinde ne var?

İçeriğinde doğal bitki kökleri var. Zaten rengini de doğal bitki köklerinden alıyor. Maskenin içinde doğal ısınmayı sağlayan kristal tuzlar bulunuyor. Dolayısıyla hemen ısınıyor. Isınma yeni hücre oluşumunu tetikliyor. Maskenin içindeki maddeler kişiye özel olarak değişiyor.

- Pembe maskeyi hangi yaş grubuna uyguluyorsunuz?

10 yaşındaki kişiye değil ama 15 yaşında akne problemi yaşayan kişilere uygulayabiliyoruz. Bu maskemizin özelliği cildi dengeye kavuşturması… Kişi krem sürer, ilaç sürer, bir türlü cildinde iyileşme göremez. Biz bu maskeyle cildin tazeliğe kavuşmasını sağlıyoruz. Bu maskenin yan etkisi hiç yok çünkü tamamen doğal!

- Gamze Özçelik, Zuhal Olcay, Seda Özer, Tuba Büyüküstün… Başka hangi sanatçılar size geliyor?

Çok var. Bizim en eski müşterimiz Zuhal Olcay… Lale Mansur, Şerif Sezer de gelen isimler arasında… Ama Şerif Hanım’a farklı bir çalışma uyguladık. Yüz kaslarını güçlendirdik. İçinde pembe maske, oksijenin de bulunduğu bir tedaviyle cildini sağlığına kavuşturduk.

- Sanatçılardan en çok hangisinin yüzü uğraştırdı sizi. Zuhal Hanım en eski müşteriniz olduğuna göre onun cildi mi?

Zuhal (Olcay) Hanım, zaten doğal yaşama ve kişisel bakımına da önem veren biri… Sanatçılarımız içinde en doğallarından biri diyebilirim.

- Pembe maskenin içeriği kişiye göre değişiyor mu?

Hayır. Burada yaptığımız her çalışmayı kişiye özel yapıyoruz. Mesela; bir sene evvel Özge Özberk geldi. Onun çok kuru ve hassas bir cildi var. Bu yüzden de kırışmıştı. Özge’ye kırışık önleyici bir tedavi yaptık.

Popoyu kaldırıyoruz!

- Pembe maske vücuda uygulanır mı?

Bu maskenin özelliği ısınıp soğuması… Ürünü cilt altına indirmesi… Maskenin ısınıp soğumasıyla cilt sıkılaşıyor. Bu da bayanların bacaklara ve popolarındaki düşüklüğe iyi geliyor. Tuba Büyüküstün’nün kalçası düşüktü, baseni vardı. Bu sorununu pembe maskeyle düzelttik.

 

- Peki siz kendinize de bu maskeyi yapıyor musunuz?

Tabii ki 10 günde bir, 15 günde bir yapıyoruz. Cildi mevsime hazırlamak için güneşe çıkmadan önce, sonra ve kışa hazırlanırken bu maskeyi uyguluyoruz. Çünkü mevsimsel olarak cilt değişime uğruyor. Direkt güneşe çıkmadan cildi hazırlamak gerekiyor.

Milliyet

gogus-buyutme-hakkinda-bilinmesi-gerekenler-51814dab6d563

Göğüs büyütme hakkında bilinmesi gerekenler

Göğüs büyütmeyi mi düşünüyorsunuz? Büyütmeden önce teknik bilgi sahibi olmanızda yarar var.

İmplant, meme dokusunun altına ya da meme altında göğüs kasının altına yerleştirilir. Bu implant, yumuşak silikon bir kabuktur ve bu kabuk tuzlu su çözümü (fizyolojik serum), silikon jel, metilselüloz jel ya da hidro jelden oluşur. Fizyolojik serum en yaygın ve güvenilir olarak kullanılır ve vücut tarafından emilir bu malzeme herhangi bir sızıntıya sebep olmaz. İmplantı yerleştirmek için meme altından, koltuk altından ve meme ucu kısmından bir parça kesilir ve yerleştirilir. Doğru şekile ve konumda ayarlandıktan sonra kesik dikilir. Ameliyattan sonra gazlı bez ve elastik bandaj ile dikilen bölge sarılır.

Özel bir sutyenle desteklenen dikişler 7-10 gün içinde alınır. Bazı kadınlarda ameliyattan sonra memede şişme, morarma ve ağrı görülebilir, bunun için ilaç alınabilir. Yanma hissi de görülebilir. Günde 24 saat destekleyici sutyen kullanmak gerekir. Ağır kaldırma ya da ağır egzersizler yapılmamalıdır. Kesik izleri birkaç ayda kaybolur. Meme büyütmenin yanında dikleştirme de yapıldıysa izleri daha uzun kalır.

ameliyatı meme boyutunu artırmak ve onların şeklinin geliştirmek için yapılır. Meme implantları meme kanseri ameliyatından sonra tekrar kullanılabilir. Mamogramda meme kanseri tespitinde yanlış sonuçlar elde etmeye ya da sonuç alamamaya neden olurlar. Diğer riskleri:

Meme dokusunu sertleştirir, göğüs şeklini değiştirir ve acımaya başlar cerrahi müdahale gerektirir. Sinir hasarı ile duyu kaybı görülebilir. Geçici ya da kalıcı olabilir. Ameliyat sonrası büyüklükte değişim görülebilir. Yaralanma, kopma, zarar verme oluşabilir. Pozisyon ya da şekil değişebilir. Enfeksiyon, kan toplanması ve sızıntı da görülen risklerdir.

el-bakiminin-onemi-51814d9a48ac5

El bakımının önemi

Erkek ya da kadın hiç fark etmiyor, zerafet ellerde başlıyor.

Mikrocerrahi Derneği Başkanı olan, Prof.Dr Ferit Demirkan, kadınların yaşlılık belirtilerinin en çok göze çarptığı eller ve el estetiği hakkında bilgi veriyor.

Erkek ya da kadın hiç fark etmiyor, zerafet ellerde başlıyor. Bakımlı ve zarif görünen eller hemen göze çarpıyor. Bir kadını çekici kılan, gözleri üzerine çevirebilen bakımlı eller oluyor. Kadınların hassas oldukları, bakımına özel önem gösterdikleri elleri vücutlarının aynası gibi… Gençlikleri, güzellikleri, hassasiyetleri kadınların elinde kendini gösteriyor.

Yaşlanmanın cildimizdeki etkileri ellerimizde de ortaya çıkmakta. Bunun sebebi ellerin de tıpkı yüz gibi çok güneş alan bir bölge olması. Güneşin yarattığı lekelenmelerin yanı sıra ellerde yaş almaya bağlı olarak elastikiyet ve cilt altı yağ dokusu kaybı da ortaya çıkıyor.  Sigara içenlerde daha belirgin olan elastikiyet kaybı ve deri incelmesi kırışıklıklar oluşmasına yol açıyor. Azalan cilt altı yağ dokusu ise el sırtındaki damarların ve eklemlerin belirginleşmesine neden oluyor.

Elleri de gençleştirmek mümkün mü? Evet, üstelik bu konuda ameliyatsız yöntemler son derece başarılı. Fraksiyonel karbondioksit lazer ile yüzdeki gençleştirmenin bir benzeri artık ellerde de elde ediliyor. Birkaç seanslık bir lazer uygulaması ile hem ellerinizdeki kahverengi lekelerin silinmesi, hem de el sırtının daha sağlıklı bir cilde sahip olmak mümkün.  Cilde sürülen anestezik bir kremle yapılan uygulama 6 hafta aralarla tekrarlanıyor. Lazer etkisi ile cilt altındaki dermal dokunun kalınlaşması ve gerginleşmesi kırışıklıkları giderip daha dolgun bir görünüm sağlıyor.

Ancak lazer uygulaması daha ileri yaşlarda el sırtındaki yumuşak doku kaybının ortaya çıkardığı damarlı görünümü azaltmaya yetmiyor. Bunu düzeltmek için ise el sırtına dolgu maddesi enjekte ediliyor. Yine lokal anestezi ile yapılan bu işlem sırasında yaklaşık 1.5 cc lik dolgu maddesi enjekte edilip masajla el sırtına yayılıyor. Damarlı görüntü ortadan kaybolurken el sırtında genç yaşlardakine benzer bir dolgunluk ortaya çıkıyor. El sırtında kullanılan dolgu maddeleri kalsiyum hidroksiapatit mikrokürelerinden veya poly-l laktik asit zincirlerinden oluşuyor. Ancak bu dolgu maddeleri kalıcı değil ve 9 ay sonra etkisi azalıyor. Daha kalıcı bir dolgunluk isterseniz yağ enjeksiyonları yapılabiliyor. Damarlardaki belirginliği gidermenin başka bir yöntemi ise diot lazeri ile kan alır gibi damar içine girip bunları skleroze etmek. Lazer etkisi ile damarlar kalıcı bir şekilde küçülüyor.

El gençleştirmesinde yeni başlayan uygulamalardan biri de PRP (platelet rich plazma) enjeksiyonları. Kendi kanınızdan hazırlanan bir solüsyon el sırtında deri altına enjekte ediliyor. Bu solüsyonun içinde büyüme faktörlerinden zengin kan hücreleri konsantre biçimde bulunuyor ve 4 uygulama sonrası cilt altı dermal dokuda bir destekleyici ve gençleştirici bir etki yaratıyor. Uygulama aralığı yaklaşık 2 hafta. PRP enjeksiyonuna başlandıktan birkaç hafta sonra cildin ışıltısında bir artış, lekelerde bir azalma ve incelmiş ciltte bir düzelme ortaya çıkıyor. PRP uygulamaları lazerle ve yağ enjeksiyonları ile de birleştirilebiliyor. Bu şekilde lazerden sonra iyileşmenin hızlanması, yağ greftlerinin daha iyi tutması ve yöntemlerin birbirinin etkilerini desteklemesi mümkün.

Ellerimizi kendimizi ifade etmekte çok kullanıyoruz, ve eller pek çok harekette yüzümüze eşlik ediyor. Bu nedenle yüze gösterilen özenin ellere de gösterilmesi gerekiyor.

Milliyet

guzellesme-tuyolari-2011-51814d83a9dde

Güzelleşme tüyoları 2011

Güzellik, kadınların yüzyıllardır değişmeyen ortak tutkusu.

Bu uğurda her türlü zahmete katlanmaya da razıyızdır aslında. Oysa güzelleşmek için mutlaka neşter altına yatmanız ya da laboratuarlara girip yeni karışımlar keşfetmenize gerek yok! Bazı basit bakım yöntemleriyle tepeden tırnağa güzelleşmenin mümkün olduğunu belirten Medical Park Bursa Hastanesi Cilt Hastalıkları Uzmanı Uz. Dr. Sibel Ünlüiskit, kadınlara güzellik tüyoları verdi:

Saçlara Yağ ve Yumurta

Yazın güneş, deniz ve havuz suyu da saçların nem kaybına uğramasına, renk açılmasına yol açabilir. Özellikle boyalı saçları olanlarda zararlar daha fazla gerçekleşir. Bone kullanımı bu sorunları engellemesi açısından çok önemlidir.
Saç bakım ürünlerinin UV filtresi içermesi de koruma sağlar.
Kaliteli saç ürünleri kullanmaya özen gösterin. Zira şampuan ve saç ürünlerinin ‘ammonium laurel sulfate’ ya da silikon içerenleri saçınızı kurutarak daha kolay kırılmasına neden olabiliyor.
Kurumuş ve yıpranmış saçlarımıza parlaklık vermek ve beslemek için ise zeytinyağı, hintyağı gibi yağlardan ve protein açısından da yumurtadan yararlanabilirsiniz. Üstelik bu uygulamalar, uzun yılardır kadınların güzellik bakımında tercih ettikleri doğal yöntemler olmuştur.

Tırnaklar da Nem İster

 

Tırnaklarınızın kırılmaması ve estetik görünümünü koruması için temizlik yaparken kullandığınız deterjanlardan eldiven takın.
Tırnaklara alkol içeren losyonlar kullanmaya özen gösterin.
Beslenmenizde; demir, kalsiyum, potasyum, çinko, B vitamini içeren yiyecekler ve bol su tüketmeye özen gösterin.
Korumanın yanı sıra kenarlarını hafif fırçalayarak kan dolaşımını hızlandırabilir, çevresine besleyici kremlerle masaj uygulayarak güçlenmelerine yardımcı olabilirsiniz.
Tırnak çevresini sürekli nemlendirmek ve kurumasını engellemek şeytan tırnaklarını önler.
Eski ojenizi çıkarırken kullandığınız asetonun nemlendirici özelliği olmasına da dikkat edin. Böylece tırnaklarınızı de beslemiş olursunuz.
Tırnaklarınızı çok fazla dipten kesmemeye dikkat edin.
Tırnaklarınızı sadece tek bir yönde törpüleyin; ileri ve geri törpülemek tırnaklarınızı daha güçsüzleştireceğinden kırılmalara ve çatlamalara yol açacaktır.
Unutmayın ki; ojesiz tırnaklar korunmasızdır, bu yüzden koyu renkleri sevmeseniz de, en azından bir kat cila sürmeyi ihmal etmeyin.
Mükemmel görünüme süreklilik kazandırmak isteyen kadınlar, protez tırnak kullanmayı tercih edebilirler. Kırılma ve çatlama sorunu olanlarda kötü görüntüyü hızla düzelten bu yöntem 6 ay kadar kalabiliyor. Yaklaşık 2 saat süren uygulamada akrilik veya jel kullanılabiliyor.

 

Boynunuz Yaşınızı Ele Verir

Yaşı ele veren boynunuzun kuğu gibi olmasını istiyorsanız, öncelikle boyun kaslarınızın çalıştırmanız çok önemli. Boyun kaslarına gereken özen gösterilmezse yatay çizgilenme oluşur. Yapacağınız boyun egzersizleriyle kasların iyi çalışması sayesinde boyun bölgesi gerginliğini korur.
Boyun derisi yumuşak ve yağ oranı açısından fakirdir; bu dengenin sağlanması açısından da kasların iyi çalışması son derece önemlidir.
Boyun derisinin kurumaması çok önemli. Boyun bakımı için üretilen kremler dokuları beslediği gibi, ölü hücreleri de yok eder. Aynı zamanda kırışıklıkların oluşumunu da engeller.
Boynu uzun süre güneşte tutmak da son derece zararlıdır. Eğer uzun süre güneşte kalacaksa, mutlaka boyun derisini güneşten koruyacak bir krem kullanılmalıdır.
Boynunuza bakım yaparken; geceleri yatmadan önce tonik ardından da besleyici bir krem uygulamalısınız. Krem, cildinizin yorgunluğunu giderir ve daha canlı kalmasını sağlar. Bütün bunlardan sonra cildinize masaj yapabilirsiniz. Masaj hem rahatlatacak, hem de sıkılaşmasını sağlayacaktır.
Boyun bölgesinin bir fırça yardımıyla fırçalanması deriye esneklik kazandırır. Fırça kan dolaşımını artırır ve daha sonra sürülecek maddelerin deri altına sızmasını sağlar. Ancak kesinlikle naylon fırça kullanılmamalı!

Cildiniz Birkaç Dakiyayı Hakkeder!

Yaşımıza ve cilt tipimize göre bakım ürünleri kullanarak yapacağımız bakımlarla cildimize , parlaklık ve canlılık kazandırmamız mümkün. Unutmayın; günde birkaç dakikanızı ayırarak cildinizin sağlıklı ve genç kalmasını sağlayabilirsiniz.
Bakımın ilk basamağı temizliktir ve asla ihmal edilmemesi gerekir. Cilt temizlenmeden kullanılan kremlerden yeterince yararlanılamaz.
Düzenli olarak uyguladığınız peeling, cildinizi aydınlatır. Peeling ürünüyle dairesel hareketler yaparak nazik bir şekilde baskı uygulayın ve masaj yapın. Ardından cildinizi suyla temizleyin.
Cildimizi uygun bir nemlendiriciyle nemlendirmek ve aynı nemlendiricinin anti-aging özeliklerinden faydalanmak mümkündür.
Günlük bakımların yanı sıra, aylık uygulanan cilt bakımları da cilt sağlığına olumlu katkı sağlar. Sivilceli ciltlerin tedavisinde de çok etkili olan cilt bakımları, aynı zamanda ilerleyen yıllarla birlikte kaybedilenleri yerine koymak için de bulunmaz fırsattır.

Dudakları Çatlatmayın

Dudaklarınızın güzel görünmesini istiyorsanız her şeyden önce kurumasını ve çatlamasını önlemelisiniz. Unutmayın; bakımlı dudaklar güzelliğinizin önemli bir tamamlayıcısıdır.
Bunun için yanınızda taşıyacağınız bir çatlak kremini (lipstick) gerektiğinde sürmeniz yeterli olacaktır.
Özellikle kışın, ruj seçiminizi dudak koruyuculu olanlardan yapmalısınız.

Makyaja başladığınızda dudaklarınız çatlak olmamalı, çünkü bunu bir anda gideremezsiniz.

Dik Göğüsler İçin Önce Sıcak Sonra Soğuk Duş

Göğüs bölgesini sık sık nemlendirmeyi ihmal etmeyin.
Sutyen alırken sıkı olmamasına dikkat edin ve alttan destekli olanları tercih edin.
Önce sıcak sonra soğuk duş alın.
O bölgenin hassasiyetine ve ihtiyacına uygun ürünler tercih edin.
Yastık seçimine çok özen gösterin.
Sandalyeye sırtınızı dayayarak dik oturun.

Bacaklara UV Korumalı Krem

Bacakların sağlıklı bir cilt görünümüne kavuşması, ancak iyi bir kan dolaşımına sahip olmakla mümkündür. Dolaşımı artırmanın sağlamanın en iyi yolu ise masaj ve spor yapmaktır.
Egzersiz; kan akımını hızlandırır, bacak kaslarınızı besler, gerginlik ve sıkılık sağlar. Kasları çalıştıracak, ancak aşırı gelişimine neden olmayacak sporlar, güzel bir bacak görünümü sağlar. Yürüyüş, step, aerobik ve yüzme önerilebilir.
Yürüyüşte kullanacağınız ayakkabıların rahat olmasına dikkat edin.
Egzersiz sonrası kaslarda biriken atık zararlı maddelerin atılımı için iyi bir dinlenme gereklidir. Yorgun bacaklarınızı mutlaka dinlendirin. Uygun bir yere uzanın ve bacaklarınız kalbiniz seviyesinde olsun. .
Ayağınızı, bacaklardan başlayıp topuğa dek kremleyin.
Eğer bacağınızın cildi pürtüklü ise bitkisel sütler ile daha güzel bir görünüme sahip olabilirsiniz.
Yüzünüze gösterdiğiniz özeni mutlaka bacaklarınıza da göstermelisiniz. Kullanacağınız ürünlerin güneşin zararlı etkilerinden koruması için mutlaka UV filtresi içermesi gerekir.

Ayaklarınızı Masajla Rahatlatın

Vücut ağırlığını taşıyan, bütün günü ayakkabı içinde geçiren ayaklar bakıma en çok ihtiyaç duyan bölgelerden biridir. Akşam eve yorgun gelen ayakların masajla rahatlatılması, hem sağlık hem de kişinin rahatı açısından önemlidir. Bu amaçla üretilen masaj aletleri kullanılarak ayaklarınızı rahatlatabilirsiniz. Refleks noktalarına da masaj yapabilen aletler, toksinlerin atılmasını da sağlıyor.
Masaj sonrasında, ayaklara yönelik üretilen bir bakım kremiyle ayaklarınızı nemlendirerek bakımınızı tamamlayabilirsiniz.
Tırnaklarınızı kesinlikle çok kısa kesmeyin. Özellikle düz kesmeye özen göstererek, batık oluşumunu engelleyebilirsiniz.
Mantar gibi hastalıklardan korunmanız açısından da pedikür yaptırırken kendi özel aletlerinizi kullanmayı tercih edin. 
Deride kalınlaşma ve nasırlaşma eğilimi olan ayaklarda, ölü hücrelerden arındırma önemli bir adımdır. Uygun ürünlerle yapılan düzenli bakımla, ayak tabanındaki deri kalınlaşması ve nasırlaşma belirli oranda azaltılabilir. Bu ürünlere rağmen sorun oluşuyorsa, doktor tavsiyesi ile daha farklı uygulamalara gereksinim duyulabilir.
Ayaklardaki terlemeden ve kokudan, günümüzde artık sunulan çok fazla ürün çeşidiyle kurtulabilirsiniz.